26 Kasım 2013 Salı

nasıl??

bir sancı nasıl bu kadar heves ve istekle beklenebilir? insanın canını en üst derecede yakan bir ağrı ve acı nasıl iple çekilebilir? insan hiç tanımadığı biri uğruna nasıl bu denli çok eziyete katlanabilir? bir sevgi, devasa bir şefkat ve merhamet duygusu nasıl birdenbire insanı bu denli elegeçirebilir? hayatına henüz girmemiş biri insanın hayatını nasıl nasıl bu kadar değiştirebilir? birdenbire insanın en büyük korkusu henüz neye benzediğini bile bilmediği henüz kokusunu bile duymadığı henüz kavuşmadığı birini kaybetmek nasıl olabilir.. nasıl hiç görmediği birini bu kadar özleyebilir bir insan.. nasıl.. nasıl?

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Kendime yalanlar senfonisi.

Kimi kandırıyorum ki. Yalan söylemeyi hiç beceremeyecek kadar düz ve kimseyi inandıramadığı şeye kendini inandıracak kadar da aptalsan.. Gerçekten b.ka batmış olabilirsin gibi geliyor. Zaman içinden değişmeyen ama değiştiren soğuk bir hayalet gibi geçerken..

11 Aralık 2011 Pazar

Moda mı dediniz??

Aa! Gözüm kapalı çıkmış yaaa!!

Ay kefen bezi biraz sardı gibi vücudumu..

Bu tabut biraz dar mı oldu bana?

Bi baksana, musalla taşının üzerine yakışmış mıyım?

Kabirde toprak tonları tercih edilmiş, fakat biraz sıkıyor gibi bedenimi.

Nooldu şekerim, röportaj için mı gelmistiniz?

Ne elinizde kasetim mı var? Tüm insanlığa aynı anda mı yayinliyacaksiniz?

Aradan bazı yerleri çikaramaz miyiz..

Taaanrıım!!! Sonunda meşhur olucam galiba?!?!

8 Aralık 2011 Perşembe

Kafa

Gökyüzü inişe geçti bu gece
Ve bir silah patladı
Kelimeler kurşun ağırlığındaydı.

Kurşun dökmeli gecenin kulağına
Acele
Kelimeler sebep,
namlunun sıcak ucunda tüten...

Sabret, göreceksin
Gece ne cümlelere gebe,
Göbekbağını kendi kesecek..

6 Aralık 2011 Salı

İki yüzüm, iki gözüm

Beni at çöpe, işe yaramam.

Biri çürük kısmı ampute etmek için kesilip ayrılmış,

bir elmanın iki yarısı gibiyiz.

Almaz beni gören kimse seni eline.

Ben yaranım, ayıbınım.

Sitemkâr, bahaneci, fazla yakın bir uzak

Ölüm gelir gibi geldin sen bana

İkinci baharı olmaz çürüklerin.

Ki senle birse, kaçamazsın da, kovalayamadığın gibi.

Bırak ayırsın bizi, anestezik bir neşter.

Ben kalan ömrümü sarhoş yaşayım.

3 Aralık 2011 Cumartesi

Ne bir ses

Yokluyorum malum en iyi hem kötü kısmı insandaki. Ne bir ses, ne bir heves. Hiçbir ses söz şarkı , ninni bile yükselmiyor içinden. Ben gençken, ruhum henüz bunamamışken, müzik kutusu gibiydi oysa, her açışında kapağını, bambaşka sesler yükselirdi.
Şimdi kurumuş bir pınar gibi, sessiz, susuz, çatlak, boş... Hiç ama hiçbirşey ona lezzet vermiyor, herşey sondemlerini yaşayan yarı ölü ihtiyarlar gibi gözünde.
Bitip gidecek. Hızlı ve acısız olsun mümkünse.. Ve asıl cümbüş başlasın...

2 Aralık 2011 Cuma

Hey. Naber?

Aşk çok kaygan bir zemin, Allah'ım korkuyorum. Şiddetli korkudan kırılmak üzereyim.

Bir kol omzunda. Bu mudur? Ne kadar çok aşk geziyor sokaklarda. Ne kadar çok aşk dökülüyor kabından insanların. Ben susuzsam bundan kime ne. Acı vermeyen şeyden hayır mı gelir..

Böğüre böğüre ağlaya da bilirdim. Ama yapmadım. Kimseye geçici veya kalıcı rahatsızlık vermek istemem ama etrafta dolanmak zorundayım, aşk benim ayaklarıma dolanmazsa patırtı çıkarmam. Düşerse entarim düşer tepetaklak, belki içinde biraz da ben olurum o esnada.

Zaman desin biri bana, ne de çabuk geçiyor, saat onikidir söndü lambalar. Uyu desin, uyu da turnalar girsin rüyana. Hiç böyle hayır dua olur mu? Baktım rüya tabirine, tuhaf adam ve yolculuk demek turna. Deli misin? Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar mı? Ama ay dedin, çakallar dedin, ben de baktım göğe, tuhaf olan senin söylediklerin. Bak aşktan ölmek istemem tamam mı. Ama ıslansam azıcık Allah'ım, çok mu kabiliyetsizim?


ÇOK MU KABİLİYETSİZİM? Söyle. Ben hiç sevilmeyecek adam mıyım? Her bakışımda kötü manalar, alt metinler mi var? Ne demeye çalışıyor olabilirim? Peki sen, sen ne anlamaya çalışıyorsun? Aptal mısın çokafedersin. Neden hala hayal olmakta ısrarcısın?

Ol desin ve OL ARTIK! Şehirde daha fazla sokakları, köşebaşlarını kollayarak yürümek istemiyorum aşka toslamamak için. Daha da kötüsü, onu üstüne basıp ezdikten sonra, bu ezdiğim neydi yav hissiyatıyla dönüp baktığım yerde görmekten korkuyorum.

Artık çok şey biliyorsunuz ve maalesef sizi imha etmem gerekecek. Bunun için tek bildiğim yöntemi devekuşlarından öğrenmiş olmam da sizin şansınız. Elveda.