Oysa şimdi tek istediğim bir parça huzur. Kalıp. Ezberden konuşmak.
Oysa şimdi tek istediğim ne biliyor musun. Gitmek. Gitmek istiyorum. Ağlamanın normal sayıldığı bir ülkeye iltica etmem gerek. Ağlamanın hapşırmak gibi normal olduğu bir yere.. Belki çok yaşa falan deyip geçsin herkes. Ama üzerinde durmasın, susturmaya çalışmasın. Derdi verenin dermanı da vereceğini bilip, gülümseyip…
Ve yazarak konuşsak hep. Ben konuşsam sessizce. Merak edenler çevirip bakışlarıyla dinleseler. Böylece düşünerek de konuşmuş olmaz mıyız? Çok kelime bilmesem gerek de olmasa. Yüzümden halimi anlasalar. Bazen yüzümü de örtsem. İnzivaya çekilsem böylece. Ağlasam ağlasam kimseler görmese. Kimse benden metin yada çetin olmamı beklemese.
Ağlasam kız gibi. Hiçbir halimiz kıza benzemiyor burada. Burada biz kızlar kendimizi dövüyor itip kakıyor kartaltıyor törpülüyor nasırlaştırıyoruz. Bari ağlasak kız gibi. Sel olsa gözyaşlarımız. Halimize acımasa kimse. Biz dahil. Gerçek olsa sebebi acıtsa, boğsa kalbimizi, sızlatsa yaksa genzimizi, boğazımız düğüm düğüm olsa hıçkıra hıçkıra boğulurcasına, yırtılırcasına, sarsıla sarsıla ağlasak da sulasak o güzel yeri, hani ağlamanın hapşırmak kadar normal olduğu.. Yol yol olsa yüzümüzde, gözlerimizden kervanlar kaldırsak yürütsek o yollarla gecelerde, rahmetten deryalara…
Umduğumuzdan güzel karşıla ya Rab. İman nasibeyle bizlere. Hidayet nasibeyle.