6 Aralık 2010 Pazartesi

Ben aslında arabesk sevmem

Bakamadığım gözlerin

Yakmayı beceremediğim çerağ..

Seni sevmeme engel

Yağan kül olsa da

Yanan tellenmiyor ellerimde..

Susturuyor idrakimi

Ne varsa artık sesinde

Etrafımda bulut gibi şarmaşık

Sarıp sarmalıyor..

Sanıyorlar ki efkarım şundan ya da bundan

hep sansınlar

Birtek efkarım bilsin seni

O tanısın

O buluşturdu ilk kez zaten senle beni

O bozdu sonra aramızı

Beni senden çok sevmişti

Bırakmadı hala

Kıskanç bir sevgili gibi

Ne zaman görsem seni

Çörekleniyor başıma

Unutma beni

Unutma beni..

kötü alışkanlık

Şimdi anlıyorum ara sıra aniden efkarlanıvermemin sebebini.

Buldum işte sonunda seni

Sevmediğim seni

Sevdiğim

Seni..

27 Eylül 2010 Pazartesi

esinti

Hani bence bazı insanlar vardır, sevilmek için, doğrusunu istersen aşık olunmak için yaratılmış gibilerdir..Ben öyle birini tanıyorum. Ya da çok fazla tanımıyorum.. Ama fark eder etmez onu bu hisse kapıldım.. Aşık olmamamın suçlusu ben miyim o halde? Ben onun sevgisini istiyorum sadece.. Bu beni kutsayacak sanki.. Güzellik tescillenmiş nihayete ermiş yücelere erişmiş olacak..Garip duygular bunlar gündelik hayatta birden dünya kayması gibi geçiveren zihnimin eteklerinden.. Sanki onun gibi konuşmalı ona benzemeliyim diyor bir yanım, ellerimi ona benzer hareket ettirmeli.. Ama o olmaya çalışmak için değil, ona övgü, ona mersiye olsun diye..Bütün dünya onun etrafında dönüyor aslında ve o bundan habersizliğiyle güzelliğini bin misli artırıyor..Yürüyüp geçtiği her yerde bir gizem bir ıtri esans bırakıyor, karşılıklı konuştuğunuzda berrak bir mutluluk geliyor üzerinize.. Sanki adı güllerde durulmuş çiğdemlerden, baharda açan tomurcuklardan, sanki serin sulardan bir katre taşıyor.. Onu sevmek en güzeli sanki..Ama tam olmadan onu nasıl sevmeli.. Sevgimle kirletirmiyim endişesi..Hayır hayır..Ne haddime..Güzeli sevmek sevap olmazsa ne olur ki.. Olsun..Belki beni pirüpak edecektir kim bilir..

13 Mart 2010 Cumartesi

Gel bahar!

Şöyle bir bahar gelse...
Göneş gökyüzünü kaplasa pırıl pırıl,ama yakmasa.Serin serin okşasa rüzgar kıpır kıpır yapsa herşeyi.Işığa boğulsa her renk, yeşiller, maviler,sarılar vurgulansa, ağaçlar dallarını uzatsa göğe, yapraklar o güneşe dokunma heyecanıyla fışkırsa dallardan, tomurcuklar pıtır pıtır patlasa, açsa katmer katmer bahar dalları pembesiyle beyazıyla, kuşlar, güzel sesleriyle dönseler bizim bahçelere,cümbüş olsa cıvılcıvıl ötüşseler, penceremin önünde misket oynayan çocukların heyecanlı sesleri yükselse tekrar: turnuva yapıyoz olum gelsene :D:D Valla misketim olmasa da, ödünç alıp ütüleceksem de atlayıp camdan oyunlarına karışmak istiyorum, sonra herkese birer çubukta dondurma ısmarlarım harçlığımla, belki parmaklarımız toz olmuş olur ama olsun üstüne bir de çukulatalı dondurma aktı mı tam olur işte:D Adını bilmediğim arkadaşlarım olsa, her şeylerini sevdiklerini hayallerini bilsem, ama adlarını bilmesem.. Adlarını çağırmak yerine camlarına taş atsam, atlaslar, sadece koşsak, toz olsak toprak olsak karışsak başka alemlere altımızda atlarımız arkamızda ordumuz belki, cengaverler olsak, tüy tüy bıyıklarımızı bursak, gülsek halimize bakıp olum sen kızsın be dese biri bana:D Olsun Aişe annemiz de kumandanmış desem.. Peygamber ordusuna melekler yardım etmiş, bakın şu gelenler meleklermiş meğerse desem.. Hep biz kazansak hep.. Tek çağırdığımız isimler bunlar olsa..Bahar olsa, belki bizim de baharımız olur. Belki melekler bizi korur..
Düşsek de kanasak.. Kanayan yara iyileşir dese birileri.. Kanıyorduk ama durdu kan. Unuttuk acımızı. Yara kabuk bağlamadı. İyileşmeyecek mi? Belki bir daha kanatmak gerekiyordur. Belki bu kez olur. Bahar gelse.. Şifa gelse.. Olur mu?